MİRASIN KAZANILMASI VE MİRASÇILIK BELGESİNİN DÜZENLENMESİ

Mirasın kazanılmasına ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunu’nun 599. Maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. Buna göre mirasçılar (vârisler) murisin yani miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.

Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.

Görüldüğü üzere kişinin ölümü halinde o kişinin tüm malvarlığı bir bütün halinde mirasçılarına geçmektedir. Mirasçılar bu anlamda murisin yani miras bırakanın külli halefi konumundadırlar. Mirasçılar TMK m.606 hükümleri uyarınca murisin ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içerisinde mirası reddetmedikleri taktirde murisin tüm borç ve alacaklarından sorumlu olacaklardır.

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Mirasçılık Belgesi eski tabirle “Veraset İlamı” Türk Medeni Kanunu’nun 598. Maddesi’nde düzenlenmiştir. Buna göre başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh hukuk mahkemesince yahut noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Bu belgeye mirasçılık belgesi denmektedir. Mirasçılık belgesinde murisin yasal mirasçılarının kimlik bilgileri ve mirasa hangi oranda hissedar olduklarına ilişkin hisse bilgisi yer alır.

Mirasçılık Belgesini Düzenlemeye Hangi Kurum ve Kuruluşlar Yetkilidir?

            Mirasçılık belgesi Türk Medeni Kanunu’nun 598. Maddesi uyarınca 2011 yılına kadar sadece Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından düzenlenebilmekteyken, Adalet Bakanlığı’nın 04/10/2011 tarihinde yayımlanan Mirasçılık Belgesi Verilmesi Ve Terk Eden Eşin Ortak Konuta Davet Edilmesi İşlemlerinin Noterler Tarafından Yapılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4 .maddesi uyarınca artık Noterler tarafından da düzenlenebilmektedir. Bu değişiklik Türk Medeni Kanunu’nun 598. Maddesine de eklenmiştir.

            Mirasçılık Belgesi’nin Noterler tarafından düzenlenmesi mümkün ise de yukarıda anılan yönetmeliğin 5. Maddesine göre Nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması, yabancılar tarafından talep edilmesi veya mirasçılık belgesi verilmesinin bilirkişi incelemesi yapılmasını, tanık dinlenmesini gerektirmesi ya da talebin yabancılık unsuru taşıması gibi yargılamayı gerektiren durumlarda, noterlerce mirasçılık belgesi verilemez.  Buna göre ölen kişinin mirasçılarının tespiti noktasında nüfus kayıtlarının yeterli olmaması, kapalı kayıtların yahut ölüm araştırmalarının mevcut olması, yabancılar tarafından talep edilmesi,  mirasçıların tespiti için tanık dinlenmesinin gerektiği vs. hallerde noterlerce mirasçılık belgesi düzenlenemeyecek, mirasçılık belgesinin Sulh Hukuk Mahkemelerinden talep edilmesi gerekecektir. 

Mirasçılık Belgesi Hangi Mahkemeden Talep Edilir ?

Görevli Mahkeme

            Mirasçılık belgesi ya da diğer adıyla Veraset İlamı düzenlenmesine ilişkin talep ve davalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-c-6 uyarınca çekişmesiz yargı işlerindendir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.383 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.

Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.11/3 hükmü gereği mirasçılardan her birinin oturduğu yer Sulh Hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi talep edilebilir.

Mirasçılık Belgesinin İptali Mümkün müdür?

            Sulh Hukuk Mahkemelerince mirasçılık belgeleri aksi sabit oluncaya kadar geçerli olmak üzere düzenlenmektedir. Bu sebeple mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı hazırlandığını düşünen mirasçılar, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi için dava açabilmektedir. Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi için açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Yargıtay 14. HD. 11/06/2020 tarih 2016/13859 E. 2020/3644 K. )Yetkili mahkeme ise HMK m.11/3 gereği mirasçılardan her birinin oturduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.

            Yani mirasçılardan her biri mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı hazırlandığını öğrendikten sonra herhangi bir zamanaşımı yahut hak düşürücü süreye tabi olmadan oturduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebiyle davasını açabilecektir.

            Mirasçılık belgesinin düzenlenmesine ilişkin açılan davalar, murisin yani mirasbırakanın yahut mirasçılarının nüfus kayıtlarının güncel olmaması, mirasçıların ölüm araştırmasına düşmesi, nüfus kayıtlarının yanması vs. sair gibi durumlarda uzun sürebilmekte, nüfus kayıtlarına ulaşılamayan muris yada mirasçıların tespiti için tanık dinletilmesi istenebilmektedir.

Soru ve sorunlarınız için hukuk büromuzla irtibata geçebilirsiniz.28/09/2021

Av. Muhammed Ufuk ÖZKAPTAN

LEAVE A COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir